urunilani.com hoşgeldiniz!
Önümüzdeki 5 yıl televizyon ve radyoları ne bekliyor?

Önümüzdeki 5 yıl televizyon ve radyoları ne bekliyor?

Kanal 7 Medya Gurubu Planlama ve Teknik Daire Başkanı Muzaffer Şafak, yeni yılda radyo ve televizyon yayıncılarını bekleyen zorluklar ve yaşanacak teknik gelişmeleri değerlendirdi:      Her geçen gün Televizyon izleyicilerinin izleme tercihlerinin değiştiği görülmektedir. Yayınlara erişimin çeşitlenmesi ve internetin yaygınlaşması, hızlarının artmasıyla iletilen içeriklerin kalitesi ve çözünürlüğünün yükselmesi sebeplerin başında sayılabilir. Bunlara ilave olarak Mobilite’nin artması da bu değişimi hızlandırmaktadır.     Yakın gelecekte tüm alışkanlıkların ve izleme seçeneklerinin köklü şekilde değiştiğini görebileceğiz. Her ne kadar hala uydu erişiminin etkisi sürse de bir süre  daha bu etki azalmadan devam edecek gibi gözükmektedir. Ancak unutulmalıdır ki 5 G’nin faydaları endüstri 4.0 a olan etkilileri de dahil edildiğinde  bireyler , cihazlar  ve sistemlerin  senkronize olmasıyla tüm olgular tekrardan dizayn edilecek bu konu yakın gelecekte gündemde uzun süre yerini muhafaza edecektir. 5 G nin faydaları ve uygulama sorunları konuşulsa  da ,henüz gündemde olmayan    6 G nin özellikleri ve faydaları  yurt dışında özellikle Uzakdoğu da başladığını görmekteyiz.  Geriye yaslanıp baktığımızda neler olmaktadır diye sormadan edemiyoruz. Neden bu kadar hızla teknolojiyi ,ilişkileri,içerikleri  tüketmeye başladık ? Teknolojinin işlevi  kaliteyi , ekonomiyi ve faydayı bireylere sunmak veya sağlamak olmalıdır. İyi de, bu ivme neden son yıllarda logaritmik şekilde arttı ve hala daha artarak devam etmektedir ? İnsanlar TV alıcılarını radyolarını telefonlarını ( akıllı cihaz demek daha doğru) bir yıl geçmeden az bir özellik eklendi diye değiştiriyorlar ? insanların hemen hemen tamamı uçakta arabada  ( araç sürerken bile) otobüste bilumum vasıtalarda neden başları  hep eğiktir? Neden, hep ve durmaksızın yazışıyorlar? Yazıyorlar ? Bir de bu gözle değerlendirelim.  Endişe edilir ki  bu durum, Hedonizm’in acımasız  hatta insafsız bir yüzü gibi. Büyük bir makinada farkında olmadan  toplum şekilleniyor yada sanki öğütülüyor gibi !. Konu sosyal alana kaydı bir miktar, ancak hangi konu artık tek tek ele alınıyor ki ? yakınsama teknolojide olur diye bilinirken artık her alanda kendisini göstermektedir. Tekniğe dönecek olursak ana konu Televizyon izleme, kalite ve televizyon gelirleri. Her biri el yakıcı sorunları da beraberinde taşıyor.  Önceki yıllarda Televizyonun öğrenmeye etkisi elbette yüksek denilebilirken artık internetin uçsuz bucaksız dünyasında ;  doğru, eğri, yalan ,yanlış hatta tehlikeli bilgilere  her yaştaki birey artık saniyeler içinde 7/24 kitapsız, kütüphanesiz ve zahmetsizce  erişilebilmektedir. Bu bilgilerin tehlikeli denilebilecek türlerinin analizlerinin yapılması , filtre edilmesi en azından genç dimağlara zarar vermeden makul ölçülerde engellenmesi de devletin görev alanına girebilir. Fayda  ve zararın  iyi ve kötünün böylesine iç içe olduğu  ve ayrıştırmanın  hayli güç olduğu başka bir olgunun varlığı sanıyoruz zor bulunabilir. Geriye kalan alan, eğlence ve spor.  Eğlencenin seçenekleri ise sayılamayacak kadar çeşitli olmak üzere internet mecralarında  çok sayıda mevcut. Orta kuşak izleyici,  eğlence ihtiyaçlarını TV yayınlarından karşılamakta, geri kalan genç kuşaklar  ise TV  yayınlarına itibar etmeden bahsedilen internet mecralarını kullanarak hatta interaktif olarak katılarak eğlenebilmektedir.  Geriye kalan SPOR, evet bunun henüz alternatifi yok gibi. Bir sürede daha  bu şekilde devam edecek gözüküyor.  5G ile birlikte TV yayıncıları bu alanı da kaybedecek gibi .Evet iddialı,  ancak her olgu, eğlence ,eğitim, teknoloji, spor, sosyalleşme ,haber ve akla ne gelirse tüm etkinlikler internet üzerinden yapılacak. İzleyici topu hangi kameradan takip etmek istiyorsa teknoloji bunu da seçilebilir  hale getirip izleyicinin kullanımına sunacaktır. Bu  durum elbette  kehanet  değildir.   Sürücü aracını kullanırken  instagramda neyi takip eder ki ?  Whatsapp’ta hangi önemli ve can alıcı  konuyu yazar  yada okur ?  Gerekli midir?  Tehlike neyin önüne geçmektedir ? Trafik ışıklarında, sarı yandığında klaksona basmayınız uyarı levhaları olduğu müddetçe 5G ile ne yazık ki bu kullanımı çok daha artacaktır. 2018-2019  Televizyon kuruluşlarının reklam gelirleri bir önceki yıldan sadece %1 artış göstermiş, Digital alandaki internet reklamları ise %17’nin üstünde  ve bu mecranın geliri hızla artmaya devam ediyor. Diğer yandan İnternette yer alan siteler ,kişiler, yayınlar velhasıl tüm içerik üreticilerinin  neredeyse tamamı   ‘’TIK peşinde ’’  ise,  rekabeti arttıran ,  insani davranışları  ve kuralları zorlayan hatta sınırları olmayan akıl dışı bir  duruma dönüşüyor. TV kuruluşları için de henüz  erken de olsa  yakın gelecekte izleyicilerini  kendi kanallarında  tutmak için çeşitli bonuslar vereceğini bile görebileceğiz. Kazan kazan hakim olacak gibi. YouTuberlerin kliplerinde ısrarla söylediği gibi like’larsan sana da bonus verilecek?  İleriye yönelik biraz daha cesur bir projeksiyon yaparsak ,izleyicinin talepleri , çeşitlilik ,süreçlere katılım (etken olma) interaktivite , ekonomik, güncel ve en önemlisi hız , hatta anında enformasyon talep ediyorlar . Bu öylesine abartılıyor ki  araç kullanırken ! bile  bireysel iletişim devam etsin istiyor?  Peki, bu durumda  yayıncılar ne yapacak ?  Bu talepleri klasik  tek yönlü edilgen yayınlarını izleyiciye sunmaya devam mı edecek ?  yoksa başka çözümler mi bulacak. Mevcut diğer internet mecralarında çözümün  ip uçları görebilmekteyiz. Doğrusu, çetrefilli ve zor bir konu.. Bu tekniği ve içeriği yayınlarına taşıyamayan kuruluşlar zor durumda kalacak hatta müşterilerini internet mecrasına kaptırabileceklerdir.   Yayıncı,  içeriklerini %97 oranında uydu ve diğer platformlar ile abonesi  hızla artma eğilimindeki IPTV  ve OTT  mecralarından iletirken, diğer yandan yayıncılıkta neredeyse terk edilen standart defination  yada önemi git gide azalmaya başlayan   High defination formatta iletmeye devam ediyor.   Rekabetin artması nedeniyle yayıncılar bununla baş edebilmek için  HD den bir an önce 4K geçmenin hazırlıklarına başlamıştır. Bu yayını başlatan var mı ? Henüz yok. Birkaç  belgesel kanal  ile birkaç platformda az sayıda dokümanter içerikler dönüyor. 8 K yayınların bazı ülkelerde başlaması  ile birlikte  bu içerikleri oluşturmak ve iletmek için efektif teknolojilerin de gelişmesi devam etmektedir. Konuyla ilgilenen sektör paydaşlarının bir kısmı  “5 G’nin gelmesi yıllar alır ! , 6 G ise henüz hayal ! ‘’ şüphesi veya öngörüsüne rağmen Teknolojiye ve sosyal statüye önem veren hatta önceleyen ve seven halkımız bunları en kısa sürede talep edecektir. Dahası, Elon Musk  internet iletimi yada erişimi için  broadband  alçak yörünge uydularını hazır etmekle uğraşıyor, yakında kullanıcılar  interneti kesintisiz ve dünyanın  her yerinden akıllı telefonlarıyla  ücretsiz! kullanabilecekler.  Bu sistem üzerinden  internet hizmeti verecek servis sağlayıcıların  milyonlarca aboneden elde edeceği kullanıcı  profillerine ait dataları toplamak onlar için elbette çok değerli ve kazançlı bir iş  kolu olacaktır. Büyük sosyal medya platformlarındaki bu tür kullanıcı datalarının  yüksek bedellerle satıldığı bilinmektedir. Musk, yatırımını kısa sürede bu şekilde çıkarabilecektir. Diğer bir fayda ise TV İzlemenin internet üzerinden yapılmaya başlamasıyla  değerlendirme  ve ölçme tekniklerinin  kesintisiz sürekliliği nedeniyle net verilere dönüşmesi , izleyicinin tüm tercih ve davranış modellerinin analizi  ve ekonomik değerleri  ile  bunlardan bireysel tüketim  sonuçlarını çıkarmak  profesyoneller için hiç de zor  olmayacaktır. Bu durum reklam verenler için de  hayli değerli  ve ilginç veriler olacaktır. İzleyiciler böylesine bir cenderenin içinde seçeneksiz şekilde  yer almak ister mi?  Bilinmez. Ancak günümüzde özellikle genç kuşağın  klasik mecralardan TV izleme payının   İnternete  evrilmesi  bunu  doğrular niteliktedir.  TV yayınları şimdilik belirli  yaş grubundaki izleyicilere hitap ettiğini, izleyicinin eğlence ve spor yayınlarını izlemenin yanı sıra  popülerliğini  her geçen gün  artıran internet film platformlarından yana tercihlerini kullanmaya başladığını bu yönelimin çok sayıdaki haber  ve eğlence kanallarına olan ilgiyi azalttığı  da görülmektedir. Konuyu daha da netleştirirsek genç kuşak,  evlerinde kullandığı 40 inch  ve üstü  HD veya 4 K TV alıcısından klasik yayınları yani uydu ve   Uydu platformları yerine,  internet üzerinden alınabilen “her türlü ” yayını ve içeriği  zamana bağlı kalmaksızın kendi belirledikleri türleri   izlemeyi tercih etmeye başlamıştır. Bu yönelim 5G ve üstü iletimler ile her geçen gün artacaktır. Bu bilgiyi destekler mahiyette 2014 te uydudan yayın yapan TV kanalı sayısı 600 civarındayken günümüzde 400’e kadar azalmıştır. Bilgi tekrarı olsa da ,  BTK,  2018 yılı  Pazar veri raporunda, veri tüketimlerine göre ;  2008 de 6 milyon olan geniş bant abone sayısının 2018 yılı ilk çeyreğinde 70 milyona ulaştığı, bu sayının bir önceki çeyreğe göre % 1.7 olarak hızla yükseldiği görülmektedir. Bu artışın mobil ve sabit hatlardaki oranı ise,  sabit hatlarda %  12.3, mobilde  %57.2 olduğu , Data kullanım miktarları da ; 2018 yılı birinci çeyreğinde kablo dahil  internet kullanımı 3.156.234  TByt.   Bu kullanımın    %91 veri indirme  % 9 veri yükleme olarak gerçekleşmesi, veri tüketiminin % 57.2 olması ve her geçen gün artmasının  önemli olduğu anlaşılmaktadır.  Bu bilgiye ilave olarak geniş band sabit internet data trafiğinin  % 22,  mobil data trafiğinin % 57  olarak gerçekleşerek 534.778 Tbyt tan 842.208 Tbyt  çıkması , bu payın  içinde TV ve Radyo yayın izlemenin  azımsanmayacak oranda  olduğu düşünülebilir. Bu bilgileri destekler nitelikte, 2017 yılı  Consumerlab TV ve Medya Raporuna göre; – Dünyada mobil cihazlar üzerinden TV ve video izleme oranı son altı yılda yüzde 85 artması, -Türkiye’de 16-24 yaş arası kullanıcılar TV ve video izlemek için en çok akıllı telefonlarını tercih etmesi, -2014’den günümüze mobil cihazlar üzerinden içerik izleme yılda kişi başına 250 saat artması, -Mobilden izleme, TV ve video izleme toplam zamanına haftalık 5,3 saatlik bir dilim eklerken,   sabit TV’den içerik izleme haftalık 0,2 saat kısalması,  -TV gibi sabit ekrandan izleme oranı ise aynı dönemde yüzde 14 azaldı. -Türkiye’de özellikle 16-19 ve 20-24 yaş arası gruplar TV ve video izlemek için en çok akıllı telefonu tercih ediyor olması da tabloyu net şekilde ortaya koyuyor. RADYO : Görüntü ve kapladığı data miktarı nedeniyle radyodan dezavantajlı olan TV veya görüntülü yayınlara ilave olarak Radyodan da bahsetmeliyiz.  Bu iletim  şeklinin  özellikle internet üzerinden iletimi tüm dünyada  ( Radyo yayınları )  öylesine artmış durumdadır ki lisans ve telif bir yana bırakılırsa teknik olarak her girişimcinin yapabileceği bir iş kolu haline gelmiştir. Ülkemizde ise,  2019 yılında RTÜK’ün yayımladığı Radyo,Televizyon ve İsteğe bağlı yayınların internet ortamından sunumu hakkında yönetmelik ile bu alan regüle edilerek  internet yayıncılığı ancak lisans alarak yapmak mümkün hale getirilmiştir. İşin idari kısmı bu şekilde,  tekniği ise hayli kolay ,ekonomik ve zahmetsiz,  bu alanda yüzlerce yayıncı yada girişimci internet üzerinden  personele ihtiyaç duymadan yayın yapabilmektedir. Bu kolaylıklar nedeniyle meydana gelen Rekabet ise tahminlerin çok üzerindedir. Ülkemizde Radyo yayınları uydudan, uydu platformlarından Iptv , Ott platformlarından ve kablo sistemleri ile analog FM vericilerinden ve nihayet tekil olarak  internet üzerinden yapılmaktadır.  Diğer iletim, karasal yayınlar ile 87.5 Mhz /  108 Mhz bandında200 Khz aralıkla ve bazı şehirlerimizde  100 adedin üzerindeki verici  istasyonlarından  standart dışı , ( 200 Khz) yıllardır yapıla gelmektedir. Bir kaç emisyondan bu kadar sayıda Radyo yayını yapan başka  ülke bulunmamaktadır. Türkiye’de yaklaşık  1000 adet R1-2-3 klasmanında  radyo yayın yapıyor. Bunun %70 kadarı yerel. Yine örnek olsun,   İstanbul metropolüne yayın ileten istasyon sayısı 107 adet,  böyle bir sayı dünyanın hiçbir metropolünde yok , bu durum ekonomiye , teknolojiye aykırı . Peki bu sürdürülebilir mi? Elbette hayır. Yapımı tamamlanan Küçük Çamlıca seyir kulesinden  yaklaşık bu sayıdaki radyo vericisi  birlikte ve tek noktadan yakında yayına başlayacaktır. Yayıncılar olarak  vericilerin sorunsuz şekilde çalışmasını  bekliyoruz. Dinleyiciler bu yayınları özellikle araçlarında takip ederken araç dışında ise akıllı telefonlardan çeşitli platformları kullanarak dinleyebilmektedir. İnternet  kullanımının ucuzlaması ve çeşitlenmesi  nedeniyle genç kuşaklar kesintisiz olarak ulusal ,yerel ve yurt dışı radyo yayınlarına kolayca erişebilmektedir. Planlanan Sayısal karasal radyo yayını başlayana kadar  araçlarda mevcut analog vericilerden  ve çoğunlukla internet üzerinden  radyo yayınları iletilmeye devam edecektir.  Yıllar önce yurtdışına ve okyanus ötesi ülkelere zorlukla iletilmeye çalışılan  yayınlar SW ( KD ) kısa dalga radyo yayınlarına stratejik gerekçe dışında  artık ihtiyaç kalmamıştır.    5G’nin yaygınlaşması ile birlikte  ,DAB  plus  alıcısı olmaksızın doğrudan internet üzerinden tüm radyolar dinlenebilir olacaktır.  Hata yakın gelecekte yüksek RF güçleri kullanmaksızın, TV , Radyo yada diğer içerikler 5G veya diğer internet mecralarından kabul edilebilir işletme giderleri karşılığında izleyiciye ulaştırmak mümkün olacaktır. Bu duruma klasik yayıncılar bu günden hazırlıklı olmalıdır. İletim tekniklerinin sadeleşmesi ,iyileşmesi ,kalitesinin artması ve yayın  kapsamasının bölge ile sınırlı kalmaksızın dünyada erişebilir olmasıyla, TV ve Radyo yayıncılığında  teknik ,içerik ve  izleyici tercihlerinde radikal değişiklikler kaçınılmaz olacaktır. İzleyici ve dinleyiciye  kaliteli içeriklerin ekonomik  iletimi  kolaylaştığında  sektöre daha çok yayıncının katılacağını  bekleyebiliriz. Çok sayıdaki yayıncı,  sürdürülmesi zor  olan bu rekabet içinde yerini alacaktır. Bu gelişmeler sonucu çok sayıdaki klasik TV ve Radyo kuruluşları ile  internet TV ve Radyoculuğu arasında  gerçekleşecek  sert rekabet uzun sürmeden internet yayıncılığı lehine neticeleneceği düşünülebilir. Klasik Televizyon ve Radyo  yayıncılığının önündeki temel sorunun  tek yönlü iletim olarak tarif edilebilir. Az sayıda da olsa HBB özellikli alıcılarının sunduğu imkanlar ve diğer araştırmalar  İzleyici ve dinleyici profili ve davranış verileri analiz edildiğinde genel konular dışında tematik yayınlara olan ilginin yükseldiği ve imkan olduğunda etken olmak istediği görülmektedir. Bu katılımı ve çeşitliliği sunan kuruluşlar öne geçecektir. Etkileşimli yayınları  uydu ve vericiler ile gerçekleştirmek mümkün olmadığı için izleyici ve dinleyiciler internet iletimi üzerinden yapılacak etkileşimli yayıncılığı daha çok  tercih  edecektir. Bu nedenle klasik iletim teknikleri olan uydu ve karasal yayınların öneminin  azaltacağını  söylemek mümkündür. Gelecek 5 yıl içinde TV , Radyo ile  diğer içerik üreticilerinin  izleyici ve dinleyiciye erişmek için efektif, ekonomik ve etkileşimli mecra,  sanıyoruz internet ve interneti sunan gelişmiş teknolojiler olacağını  öngörebiliriz. KAYNAK : Haber7

KAYNAK : Haber7