urunilani.com hoşgeldiniz!
Hisar’ın İdlib görevi başlıyor! (Türkiye’nin yeni nesil yerli silahları)

Hisar'ın İdlib görevi başlıyor! (Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları)

ASELSAN ve ROKETSAN tarafından milli ve yerli olarak geliştirilen Hisar-A Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi Bahar Kalkanı Harekatı için önümüzdeki hafta bölgeye sevk ediliyor. Hisar’ın alçak ve orta irtifa versiyonları bölgeye konuşlandırılacak. Sistemlerle bölgedeki üs bölgeleri ve askerlerin konuşlu olduğu noktalar uçak, helikopter ve insansız hava araçlarının saldırılarına karşı korunacak. Orta iritifa hava savunma sistemi Hisar-O’nun envantere giriş tarihi ise bir yıl erkene çekildi. KAMİKAZE DRONE TSK’YA TESLİM EDİLDİ Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş.’nin (STM) Genel Müdürü Murat İkinci, kamikaze drone’ların Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından STM’ye verilen görevle 3 yıldır üretildiğini söyledi. STM Genel Müdürü Murat İkinci, “Bunların ilk örneklerini geçen TSK’ya verdik. Şu anda döner kanat Kargu platformumuz, SSB aracılığıyla silahlı kuvvetlerimize teslim edilmiş durumda ve onlar tarafından başarılı şekilde kullanılıyor. Bizim döner kanatımızın yanı sıra sabit kanatlı yine kamikaze İHA dediğimiz Alpagu platformumuzun da testleri devam ediyor. Bunları da yakın zamanda TSK’nın kullanımına sunmayı hedefliyoruz” dedi. ‘400 PLATFORMUN TSK’YA TESLİMİ PLANLANIYOR’ Şu anda 100’ün üzerinde Kargu’nun TSK’ya teslim edildiğini ve bundan sonraki aşamalarda da parti parti teslimatlar olacağını ifade eden İkinci, şunları söyledi:”Yaklaşık 400 platformun yakın zamanda TSK’ya teslim edilmesi planlanıyor. Bunlar küçük drone’lar. Üzerlerinde patlayıcı taşıyabilen drone’lar. Bunların özelliği, asimetrik terör operasyonlarında ve asimetrik savaşlarda, özellikle terör açısından veya tehdit açısından riskli bölgelere Mehmetçik girmeden önce o bölgedeki tehditleri algılayıp bertaraf etmelerini sağlayan sistemler. Bunlar sahadaki erlerimiz tarafından kolaylıkla kullanılabiliyor. Herhangi bir komuta merkezine ve cihaza ihtiyaç duymuyorlar. İsterlerse, üzerlerinde taşıdıkları patlayıcıları o tehdidi bertaraf etmek için kullanabiliyorlar. Bu anlamda terör operasyonlarında çok ciddi katkı sağladığını düşünüyoruz.” ‘GPS OLMAYAN ORTAMLARDA GÖREV YAPACAK’ Kamikaze drone’ların GPS olmayan ortamda görev yapmasına imkan sağlayacak Kerkes projesi hakkında da bilgi veren İkinci, “Bu proje aracılığıyla bundan sonraki aşamalarda bizim dronle’larımız, üzerindeki yapay zeka ve bilgisayarla görü kabiliyetleriyle, GPS olmayan yani konumlandırma özelliği bulunmayan ortamlarda ve karıştırma uygulanan ortamlarda da sürü operasyonu yapabilecek şekilde geliştirmeleri devam ediyor. İnşallah 1 sene içinde bu özelliklere sahip olan, merkezi değil dağıtık sürü özelliğine sahip olan drone’larımızı da silahlı kuvvetlerimizin kullanımına sunacağız. Halihazırda teslim ettiğimiz platformlarımızda merkezi sürü kabiliyeti bulunuyor” ifadelerini kullandı. BAHAR KALKANI HAREKATI’NIN YERLİ SİLAHLARI Türkiye de yerli olarak aktif şekilde üretilmekte ve kullanılmakta olan birçok insansız hava aracı ve silah teknolojileri mevcut. Bu araçlar İdlib’deki operasyonda da aktif olarak görev alıyor. İşte TSK’nın Bahar Kalkanı Harekatı’nda kullandığı silahlar… SİHA’LAR, İDLİB’DEKİ HEDEFLERİ NASIL VURDU? (RADARLARI KÖR EDEN SİSTEM) Yeni nesil savaş teknolojilerinin vazgeçilmezlerinden birisi olarak kabul edilen İnsansız Hava Araçları (İHA) Türk Ordusu tarafından etkin olarak kullanılmaya devam ediyor.  Türk Silahlı Kuvvetleri, silahlı insansız hava araçlarını İdlib’de yoğun olarak kullanıyor. Çok sayıda hedef bu şekilde imha edildi. Hatta 3 hava savunma sistemi de vuruldu.   Peki SİHA’lar, görülmeden bu hedeflere nasıl yaklaşabildi? SİHA’ların bu operasyondaki en büyük yardımcıları elektronik karıştırma yapabilen KORAL sistemi KORAL ELEKTRONİK HARP SİSTEMİ NEDİR?  Koral, askeri araçlara entegre edilen ve geniş frekans bandında görev yapabilen bir radar sistemi. Milli ve yerli sistem olan Koral, radarları kör etmek, iletişimi kesmek ve diğer bilgisayarlı sistemleri işlevinden uzaklaştırmak için geliştirildi. Koral, bir elektronik destek aracı ve 4 elektronik taarruz aracından oluşuyor.  Elektronik destek aracı, hedefi çok sıkı bir şekilde takip edip hangi bantta yayın yaptığını bulduktan sonra o banttaki elektronik taarruz aracına gereken bilgileri aktarılıyor. Ve hedef, elektronik taarruz aracı tarafından hedef işlevini yapamayacak hale getirilir.  Yerli hava savunma sistemi Koral, Suriye sınır hattına sevk edilerek aktif hale getirilmişti. Sistemin menzilinin yaklaşık 200 kilometre olduğu belirtiliyor.  Hava kuvvetleri bünyesinde görev yapan tam sayısı bilinmeyen hava araçlarının bir kısmı TUSAŞ ANKA ve Bayraktar İHA da Türkiye üretimidir. Bunların yanı sıra I-GNAT ve IAI Heron İHAlarıda aktif görev yapmaktadır. ABD’den silahlı İHA alınamaması üzerine ANKA ve Bayraktar İHAları, Roketsan tarafından üretilen cirit füzeleri ile silahlandırılmaya başlamıştır. TÜRKİYE’NİN YENİ NESİL YERLİ SİLAHLARI Gelişen teknoloji hayatımızın her alanına nüfus etmek ile birlikte silah endüstrisini de baştan başa yeniliyor. İşte Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından kullanılan yerli teknoloji ürünü olan silahlar… TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SAVAŞ GEMİSİ İÇİN TARİH VERİLDİ Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından başlatılan Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi (LHD) Projesi kapsamında TCG Anadolu gemisinin yapımına başlandı. Türkiye’nin en büyük savaş gemisi olacak TCG Anadolu 2020 sonunda hizmete girecek. Asgari bir tabur büyüklüğündeki kuvveti ana üs desteği gerektirmeksizin belirlenen yere intikal ettirebilecek TCG Anadolu gemisinin yapımına İstanbul Tuzla’daki Sedef Tersanesi’nde devam ediliyor. 231 METRE UZUNLUĞUNDA, 32 METRE GENİŞLİĞİNDE VE 27 BİN TON AĞIRLIĞINDA TCG Anadolu, dört adet mekanize çıkarma aracı, iki adet hava yastıklı çıkarma aracı, iki adet personel çıkarma aracının yanı sıra uçak, helikopter ve insansız hava araçları da taşıyacak. 231 metre uzunluk ve 32 metre genişlikteki geminin tam yük deplasmanı yaklaşık 27 bin ton olacak. AK40-GL BOMBA ATARI Güvenlik güçlerinin bomba atar ihtiyacının karşılanması için Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından düzenlenen ihaleye katılan Konya’daki Akdaş Silah firması, üretimini tamamladığı “AK40-GL” bomba atarın ilk partisini Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim etti. Savunma Sanayii Başkanlığının açtığı “bomba atar” ihalesine katılan firma, ihtiyacın 8 bin adedini üretmek için anlaşma yaptı.  Özgün tasarımının sağladığı avantajla sağ ve sol elle de kullanılabilen bomba atarda, görüş ve aydınlatma sistemleri takılabilecek tertibatı bulunuyor.  Firmanın yöneticisi Ömer Akdaş, yaptığı açıklamada, son yıllarda yaptıkları çalışmalarla savunma sanayisinin önemli tedarikçilerinden biri haline geldiklerini söyledi. Güvenlik güçlerinin bomba atar ihtiyacının karşılanması için SSB’nin düzenlediği ihaleye katıldıklarını anlatan Akdaş, Kara Kuvvetleri Komutanlığında Mehmetçik’in kullanımı için AK40-GL bomba atarı ürettiklerini dile getirdi.  ALTAY İÇİN TARİH VERİLDİ “Finansal Metamorfoz ve Geleceğe Dönüş” temasıyla düzenlenen 10. İstanbul Finans Zirvesi’nin ikinci gününde konuşan BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, yatırımcıların savunma sanayisine yatırım yaparlarsa kârlı çıkacaklarını söyledi. Sancak, “Umut ediyorum ki 24 ay sonra TSK kendi eseri olan Altay’ı harp sahasında kullanacak. En geç 48 ay sonra da Altay tankı ve beraberindeki diğer ürünler Türk malı ve yerli olacak.” bilgisini verdi. İşte Altay tankının özellikleri… Türkiye’nin ilk Milli Ana Muharebe Tankı Altay’ın tasarımında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirebileceği her türlü harekat şartları ve katılım sağlayacağı BM/NATO harekatlarının ihtiyaçları göz önünde bulunduruldu. Altay, Türkiye’nin geliştirdiği 3+ nesil ana muharebe tankıdır.   Bu amaçla Altay, modern tanklarda kullanılan en yeni teknolojilerle donatıldı. Altay, sahip olacağı üstün ateş gücü ve isabet oranı, yüksek hareket kabiliyeti ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en temel ve caydırıcı güçlerinden biri olacak. MİLLİ MUHARİP UÇAK İÇİN TARİH VERİLDİ Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Uçak Daire Başkanı Can, Milli Muharip Uçağın ilk uçuşunu 2026-2027’de yapmayı hedeflediklerini bildirdi. Can, milli muharip uçak projesine ilişkin ise şunları kaydetti: “Milli muharip uçak, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının bir projesi. Bizim alt yüklenicimiz TUSAŞ. TUSAŞ bu projede bir İngiliz firmadan danışmanlık alıyor. Şu anda 90’a yakın İngiliz mühendis bizim projemize destek veriyor. TUSAŞ’ın da yaklaşık 400 personeli var, bunların büyük kısmı mühendis. Milli Muharip Uçak’ta, şu anda ön tasarım safhasındayız. İnşallah 2022’de ön tasarımı bitireceğiz. Bu ön tasarım devam ederken, belirli bir süre sonra uçağın ilk sacını kesmeye başlayacağız. 2023’de belki ilk prototipin şeklini görmeye başlarız. 2026 sonu, 2027 başlarında milli muharip uçağın ilk uçuşunu yapmayı arzu ediyoruz.” MİLLİ PİYADE TÜFEĞİ KULLANIMA SUNULUYOR Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) tarafından, yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özellikleriyle ön plana çıkan, meskun mahal gibi dar alanlarda kullanılabilen Milli Piyade Tüfeği (MPT-55) güvenlik güçlerinin kullanımına sunuluyor. MENZİLİ 3 BİN 600 METREYİ BULUYOR MPT-55, özellikle meskun mahal çatışmalarında, komando birliklerinde kullanılabilecek etkili bir yeni nesil piyade tüfeği olarak şekillendirildi. Yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özelliğiyle ön plana çıkan MPT-55, TSK’nin ihtiyacına binaen özgün, muharebe ortamında gece ve gündüz, her türlü arazi ve hava şartlarında kullanılabilecek şekilde geliştirildi.  Ağırlığı 3 bin-3 bin 300 gram olan tüfekle dakikada 850 atım gerçekleştirilebiliyor. Yarı otomatik ve tam otomatik olmak üzere iki atış modu bulunan MPT-55’in etkili menzili 400 metre iken maksimum menzili 3 bin 600 metreye ulaşıyor. Tüfek, 30 fişek kapasiteli plastik kompozit şarjöre ve üzerine her türlü optik sistemin takılabileceği üniversal pikatini ray sistemine sahip. TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE İLK SİLAHLI DRONE ‘SONGAR’ TESLİMATI YAPILDI Songar’ın teslimatı ile birlikte, Türk savunma sanayisinin güvenlik güçlerine kazandırdığı milli sistemlere bir yenisi eklenmiş oldu. ASİSGUARD Genel Müdürü Ayhan Sunar, ”Ülkemizin ilk silahlı milli drone sistemi olma özelliği taşıyan Songar, hedef bölgenin tespitinden tehdidi etkisiz hale getirmeye, operasyon sonrası hasar belirlenmesinden gerçek zamanlı görüntü aktarımına kadar kritik birçok görevi icra edebiliyor. Tekli veya çoklu drone sistemiyle eş zamanlı görev yapabilen Songar’ın güvenlik operasyonlarında önemli görevler üstleneceğine inanıyoruz. Yerli sanayimizi yenilikçi milli teknolojilerle ileri taşımaya odaklanarak yatırımlarımıza devam ederken, Songar’a yeni gelişmiş özellikler kazandırmak üzere de çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. BORA “Bora” balistik füzeleri operasyon kapsamında ilk kez kullanıldı. İşte yerli yapım Bora’nın öne çıkan özellikleri… Roketsan tarafından geliştirilen Bora füzesi 610 mm çaplı. Sistem, yüksek teknoloji ürünü seyrüsefer ve otomatik tevcih sistemleri sayesinde at ve uzaklaş taktiğini başarıyla uyguluyor. Sistem, farklı marka ve modellerde araç, telsiz, güç sistemi, seyrüsefer sistemi gibi alt sistemlere sahip olacak şekilde kullanıcının lojistik altyapısı ve ihtiyaçlarına göre farklı versiyonlarda tasarlanabiliyor. MİLLİ İNSANSIZ KARA ARACI PROTOTİPİ GELİŞTİRİLDİ Savunma Sanayii Başkanı Demir, ”1, 3 ve 6 kg ağırlığında üç tip Hafif Sınıf İnsansız Kara Aracı prototipi yerli olarak geliştirildi” dedi. Savunma Sanayii Başkanı Demir açıklamasına, ”İnsansız teknolojiler üzerinde çalışmalarımız sürüyor” şeklinde başladı. Demir açıklamasına, ”Mağara, meskûn mahal, çok katlı bina, geniş arazi operasyonlarında güvenlik birimlerimizin minik yardımcıları olacaklar” şeklinde devam etti. İşte Hafif Sınıf İnsansız Kara Aracı’nın özellikleri… Yüzde 60 eğilimli yerlerden tırmanabiliyor. Uzaktan kontrol edilebiliyor. Menfez geçişi bulunuyor. Merdiven çıkabiliyor. Alternatif silah modülü bulunuyor. Keşif ve gözetleme modülüne sahip.Sudan geçebiliyor. ASELSAN tarafından geliştirilen Deniz Elektronik Harp Süiti’nin fabrika kabul testlerinden ilki başarıyla tamamladı. Türk Silahlı Kuvvetleri, Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi (LHD) TCG Anadolu Projesi ile anavatandan uzak coğrafyalarda, insani yardım harekatından muharip olmayanların tahliyesine, arzu edilen bir bölgede kara harekatı icra edilebilmesinden başka ülkelerin üslerine bağımlı olmadan hava harekatı yapabilme imkanına kadar uzanan geniş bir yelpazede önemli yetenekler kazanacak. ASELSAN’IN ‘KÜÇÜK ASKER’İ GÖRÜCÜYE ÇIKTI ASELSAN, bir süredir üzerinde çalıştığı akıllı Nano İnsansız Hava Aracı’nı (İHA) TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde (TEKNOFEST İstanbul) görücüye çıkardı. Araç keşif, gözetleme ve istihbarat amaçlı olarak açık ve kapalı mekanlarda görev icra edebilmek amacı ile geleştirildi. Nano İHA Proje Yöneticisi Yusuf Ziya Kotil, “Asgari 25 dakika havada kalma süresine sahip. 1,5 kilometre mesafeden gerçek zamanlı görüntü aktarma kabiliyeti bulunuyor. Bunlara ilave diğer özellikleriyle kendi boyut ve ağırlık limitleri dahilinde piyasadaki emsal ürünlere kıyasla performans özelliklerinin daha iyi olduğunu söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı. TÜRK MÜHENDİSLER 3 AYDA LAZER SİLAHI YAPTI TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) mühendisleri Star Warsfilmlerinde kullanılan ışın silahlarına benzer lazer silahları geliştirdi. 50 kişilik Ar-Ge ekibi tarafından ordunun talebi üzerine 3 ay içinde prototip olarak üretilen Tüfeğe Monte Lazer Silahı, Milli Piyade Tüfeği (MPT) 76’ya monte edilerek kullanılabiliyor. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF) tanıtılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın incelediği Tüfeğe Monte Lazer Silahı’nın Proje Yöneticisi Doç.Dr. Aydın Yeniay, lazer silahı hakkında bilgi verdi. Bir süredir lazer silahı teknolojileriyle ilgili araştırma ve geliştirme çalışması yürüttüklerini anlatan Yeniay, Geliştirdikleri Tüfeğe Monte Lazer Sistemi ile Milli Piyade Tüfeği – MPT76’ya lazer silahı işlevini de kazandırdıklarını söyleyen Yeniay, şu bilgileri verdi: “Tüfeğe Monte Lazer Sistemi’ni bir çanta içerisinde taşınabilen ve 30 dakika içinde şarj olabilen yapıda geliştirdik. Lazer silahımız 180 atımlık. Lazeri, odaklayıcısı, optiği ve bütün kontrollerini milli olarak geliştirdiğimiz lazerimizi yine milli silahımız olan MPT 76’ya entegre ettik. Lazer silahımız 100-150 metre mesafeden 1 milimetre çelikleri delebiliyor. Yalnızca lazer gücüyle çalışıyor ve silahın diğer özelliklerini hiçbir şekilde etkilemiyor. Diğer silahın üzerine standart arayüzlerle ekleyebiliyoruz. Lazer sistemi de sırt çantasına sığabiliyor. taşınabilmesi çok önemli. Hem taşınabiliyor hem şarj edilebiliyor.” Yeniay, silahın Türk mühendisliğinin başarısı olduğuna dikkati çekerek, “Dünyada bu güçte taşınabilir ilk lazer silahını geliştirdik. Şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri’nde kullanımda yok. Yakında olacak.” dedi. ZAHA İLK ÇIKARMASINI IDEF’TE YAPTI Türk savunma sanayi firması FNSS Savunma Sistemleri’nin Zırhlı Amfibi Hücum Aracının (ZAHA) ön prototipinin tanıtımı yapıldı.  FNSS üst yöneticisi Nail Kurt, 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2019) bulunan FNSS standında gerçekleştirilen lansmanda ZAHA gibi araçları az sayıda ülkenin üretebildiğini söyledi. Kurt, Türk Deniz Kuvvetleri’nin 20. yüzyıl muharebe alanı gereksinimleri uyarınca ortaya çıkmış bir ihtiyaç olan ZAHA’nın, havuzlu çıkarma gemilerinde konuşlandırılacağını belirtti. Nail Kurt, “Belirlenen ihtiyaçlar çerçevesinde Savunma Sanayii Başkanlığı ve FNSS arasında imzalanan ZAHA projesi kapsamında tasarım ve üretim yapılacak. Bu sözleşme kapsamında 27 adet araç teslim edilecek, bu araçlardan 23’ü personel taşıyıcı, 2 âdeti adet komuta kontrol, 2 adeti de kurtarma aracı. Sözleşme şartları gereği teslimatlar 2021’de başlayacak 2022’de tamamlanacak.” dedi. Aracın testlerinin gelecek sene tamamlanacağının altını çizen Kurt, istekler gereği 15 deniz miline kadar denizde hareket kabiliyeti olduğunu dile getirdi. Kurt, içlerinde 21 personelle, yine tanımlanan hızlarda personel koruma altında sahile çıkacağına işaret ederek, sahilde ve karada bir zırhlı personel taşıyıcıyla kara harekatına devam edeceğini anlattı. Bu aracın NATO’da sadece bir ülkede olduğunun altını çizen Kurt, “Başka bir projeden uyarlanmış bir araç değil. Mayın ve balistik koruması, personel taşıma kapasitesi, kara ve deniz harekatında diğer rakiplerinden daha üstün bir araç.” diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Şeker de, ZAHA gibi büyük projeleri program olarak gördüğünü ve  bu tür projelerde birçok KOBİ’nin de katkısının olduğunu söyledi. TANKLAR YERLİ FÜZE TANOK ILE VURACAK Türkiye’nin roket ve füze alanındaki lider şirketi ROKETSAN ise, tank mühimmatı Tanok’u ilk kez 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) sergiliyor. 120 milimetre Lazer Güdümlü Füze Tanok, tanklar ve diğer yüksek kalibre namlulu silahlarda kullanılan geleneksel topçu mühimmatlarına alternatif olacak, yenilikçi bir seçenek olarak geliştirildi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) lazer güdümlü tanksavar topçu mühimmatı ihtiyacının karşılanması amacıyla tasarlanan Tanok, düşük ağırlığı ve kullanıcıya zarar vermeyen fırlatma motoru sayesinde portatif olarak kullanılabilme veya kara araçlarından atılabilme kabiliyetine sahip bulunuyor. Modern muharebe sahasının ihtiyaçlarına; yüksek etkinlik, hassasiyet ve maliyet etkin bir çözüm sunmak üzere geliştirilen Tanok, mevcut tanklar tarafından kullanılmaya uygun bir mühimmat seçeneği sunuyor. İŞTE YENİ YERLİ TAARRUZ HELİKOPTERİ ATAK-2’NİN İLK FOTOĞRAFI Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ), Atak-2 adlı ağır sınıf taarruz helikopterinin tam boy bir modelini Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) ilk kez gün yüzüne çıkaracak. 22 Şubat tarihinde TUSAŞ ile Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında imzalanan anlaşma ile çalışmalarına başlanan helikopter böylece ilk kez tam olarak görülmüş olacak. BOĞAÇ Dünyada sadece ABD’de olduğu belirtilen insansız kara aracının benzeri yerli ve milli imkanlarla Ankara’da Türk firması tarafından üretildi. ‘BOĞAÇ’ adı verilen 6×6 insansız kara aracı, en zorlu arazi koşullarında zorlanmadan ilerliyor, üzerindeki ‘Atış Tespit Sistemi’ ile düşman ateşini tespit edip, yine üzerindeki ‘Uzaktan Komutalı Silah Kulesi’ ile hedefi ateş altına alabiliyor. Firma sahibi Ferhat Uğur, ilk defa Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda (IDEF) sergilenen BOĞAÇ’ın sınır ötesinde ve sınırda, hatta talep edilen tüm özel alanlarda görev yapabileceğini söyledi. Ferhat Uğur, daha önce de Türk güvenlik güçlerinin ihtiyaçları doğrultusunda insansız bomba imha, mayın tarama ve silahlı operasyon robotları ürettiklerini belirterek, dünyada otonom sistemlere geçişin şart olduğunu ifade etti. ABD’nin Meksika sınırında artık otonom araçlar kullandığına dikkat çeken Uğur, şöyle devam etti:”Türkiye’de emniyet güçlerimiz bu tarz otonom araçlar kullanmak yerine bu görevi kendileri yapıyorlar. Bu bize bir yük getiriyor. Her türlü hava şartlarında silah taşıyoruz, mühimmat taşıyoruz, dolayısı ile biz onların yükünü hafifletmek istedik. Bu yüzden bir otonom araç yaptık. Üzerinde yük taşıyabiliyorsunuz. Biz bunu ‘6×6 teknolojik bir katır’a benzetiyoruz. İçinde gömülü bir silah sistemi var. Dünyadaki rakiplerinde silahlar hep gövdeye monte edilmiş ve bu sebeple düşman tarafından ele geçirildiği durumlar olabiliyor. Biz, silahı içine gömelim gerektiği zaman eğer üzerine gelen bir mermi veya saldırı varsa silahlar anında dışarı çıksın ve gerekli işlemi yapsın istedik.” GÖKSUNGUR TÜRKİYE’NİN EN HIZLI İHA’SI OLACAK TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, daha önce parça üreten Türk savunma sanayisi şirketlerinin bunun yanında artık kendi ürünleri için çalıştıklarını söyledi. Airbus, Boeing, Lockheed Martin gibi havacılık devlerine parça ürettiklerini ve yılda yarım milyar dolar ihracat yaptıklarını belirten Kotil, bu yıl 2,6 milyar dolar ciro hedeflediklerini ve bunun büyük kısmını kendi ürünleriyle yapacaklarını bildirdi. “380 KİLOMETRE HIZLA UÇUYOR” 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) ilk kez sergiledikleri İHA Aksungur’un ismini saatte 180 kilometre hızla uçan “doğan”dan aldığını vurgulayan Kotil, “Bir de bunun Göksungur’u var, o da 380 kilometre hızla uçuyor. Daha sonra o da gelecek inşallah. Bu 2 motorlu İHA’yı 18 ayda bitirdik. Bu da şunu gösteriyor, geçmiş yıllarda bunun katları süren zamanlardan daha kısa bir sürede yapabiliyoruz, çok daha az bütçeler gerekiyor, demek ki ustalaşmaya başladık. Bu fuar da ustalık fuarı.” dedi. Aksungur’un 1 numaralı uçağının uçtuğunu, sergilenen 2 numaralı uçağın fuardan sonra uçmaya başlayacağını dile getiren Kotil, “İlk 2 uçağı test uçuşlarında kullanıyoruz, 3’üncüyü de inşallah sene bitmeden kuvvetlerimize teslim etmiş olacağız. Bu 750 kilogram yük taşıyor. Görevdeki Anka İHA’larımız 200 kilogram taşıyordu, arada büyük fark var. Tabii bomba, dedektör, kamera olsun ne kadar çok askeri malzeme havaya kaldırırsanız, o kadar etkin oluyor.” diye konuştu. TÜRKİYE’NİN ELEKTRİKLİ ZIRHLISI İLK KEZ ARAZİYE ÇIKTI Türkiye’nin global kara sistemleri üreticisi Otokar’ın, savunma sanayisindeki iddiasını farklı bir boyuta taşıyan Akrep II ürün ailesine yönelik çalışmaları sürüyor. Ailenin ilk üyesi, aynı zamanda Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı “Akrep IIe” araziye çıkmaya başladı. Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, 1995’te geliştirdiği, yurt içinde ve ihracat pazarlarında kendini kanıtlayan Akrep zırhlı araç ailesini baz alarak tasarladığı yeni nesil Akrep II zırhlı araç ürün ailesini ilk kez bu yılki 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF’19) tanıttı. NATO ve Birleşmiş Milletlerin tedarikçisi olan Otokar’ın, savunma sanayisinde güncel beklenti ve gelecekteki tehditlere karşı bilgi birikimi ve yüksek teknolojiyi kullanarak geliştirdiği yeni nesil Akrep II, gelişmiş özellikleriyle modern orduların tüm beklentilerini karşılayacak. Otokar’ın zırhlı keşif ve silah platformu olarak tasarladığı Akrep II 4×4 yeni nesil zırhlı araç ailesi, düşük silueti ile orduların güncel ve gelecek ihtiyaçlarına cevap verebilmek için tasarlandı. Her arazi koşulundaki hareket perf

KAYNAK : https://www.ntv.com.tr